<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.2.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>yemek blogu.</title>
	<link>http://www.yemekblogu.com</link>
	<description>dünyanın en süper ikinci yemek blogu.</description>
	<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 09:05:54 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>altı: patlıcan mualla</title>
		<link>http://www.yemekblogu.com/2008/07/17/alti-patlican-mualla/</link>
		<comments>http://www.yemekblogu.com/2008/07/17/alti-patlican-mualla/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 23:09:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>silgi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[hepsi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yemekblogu.com/2008/07/17/alti-patlican-mualla/</guid>
		<description><![CDATA[



Dün doğum günümdü, o yüzden evde yemek yapmadım. Böyle özel günler dışında beyine her gün iki kap sıcak, bir kap zeytinyağlı yemek çıkaran bir ev hanımıyımdır. Salatadan asla taviz vermem. Yemek bittikten bir saat sonra neskahvelerimizi, iki saat sonra da meyvelerimizi servis ederim. Şimdi bugünlerden birinde yaptığım, ismini bilmediğim ve yapılışı manyakça kolay olan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><a href="http://www.yemekblogu.com/wp-content/uploads/2008/07/mualla.jpg" title="mualla.jpg"></a><a href="http://www.yemekblogu.com/wp-content/uploads/2008/07/mualla.jpg" title="mualla.jpg"></a><a href="http://www.yemekblogu.com/wp-content/uploads/2008/07/mualla.jpg" title="mualla.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.yemekblogu.com/wp-content/uploads/2008/07/mualla1.jpg" title="mualla1.jpg"></p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.yemekblogu.com/wp-content/uploads/2008/07/mualla1.jpg" alt="mualla1.jpg" /></p>
<p></a></p>
<p>Dün doğum günümdü, o yüzden evde yemek yapmadım. Böyle özel günler dışında beyine her gün iki kap sıcak, bir kap zeytinyağlı yemek çıkaran bir ev hanımıyımdır. Salatadan asla taviz vermem. Yemek bittikten bir saat sonra neskahvelerimizi, iki saat sonra da meyvelerimizi servis ederim. Şimdi bugünlerden birinde yaptığım, ismini bilmediğim ve yapılışı manyakça kolay olan bir yemeğin tarifiyle sizleri başbaşa bırakıyorum.</p>
<p><strong>Malzemeler</strong>:<br />
(2 kişi için)</p>
<ul>
<li>2 patlıcan</li>
<li>3 iri domates</li>
<li>6-7 tatlı, 1-2 acı biber</li>
<li>4-5 diş sarımsak</li>
<li>Bir tutam tuz</li>
<li>Bir tutam tozşeker</li>
<li>Zeytinin yağı</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Tencereye zeytinin yağını döküyoruz. Üstüne minik minik doğradığımız biberleri güzeelcene yerleştiriyoruz. Onun üstüne yine tini mini doğradığımız patlıcanlar, üstüne kuşbaşı domatesler, en üste de ince ince kesilen sarımsakları koyuyoruz. Görüntü süper olduktan sonra şekerle tuzu kum misali saçıyoruz. Tencerenin kapağını kapatıyoruz. Su falan koymuyoruz. Kendi suyunda bi&#8217; kere fokurdayana kadar harlı ateşte, sonra kısık ateşte yaklaşık 40-45 dakika pişiriyoruz.</p>
<p><strong>Yemek pişerken yapılabilecekler</strong>:</p>
<ul>
<li>Balkonda ayaklarınızı uzatıp ev limonatası içmek</li>
<li>Sevgilinizle günlük dedikoduları paylaşmak</li>
<li>Kağıt oynamak</li>
<li>Yoldan geçenlere Sabri Bey&#8217;lik yapmak</li>
<li>Karşı apartmandakileri dikizlemek</li>
</ul>
<p><strong>Yemek piştikten sonra:</strong></p>
<p>Bırakınız soğusunlar.</p>
<p><strong>Yemek soğuduktan sonra:</strong></p>
<p>Gidin sofrayı hazırlayın.</p>
<p><strong>Sofra hazırlandıktan sonra:</strong></p>
<p>Oturun yiyin. Afiyet olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yemekblogu.com/2008/07/17/alti-patlican-mualla/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>beşbuçuk: fırında şipşak çipura yeme.</title>
		<link>http://www.yemekblogu.com/2008/06/24/besbucuk-firinda-sipsak-cipura-yeme/</link>
		<comments>http://www.yemekblogu.com/2008/06/24/besbucuk-firinda-sipsak-cipura-yeme/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 21:50:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>iyacp</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[hepsi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yemekblogu.com/2008/06/24/besbucuk-firinda-sipsak-cipura-yeme/</guid>
		<description><![CDATA[hep aynı şarkı sözleri tekrar ediyor kafamın içinden. ah &#8220;yalnızlık senfonisi&#8221;. ne de dokunur bana. her dinleyişimde sevgilimin &#8220;sana romantik şarkı yazdım&#8221; deyişi beyaz bir kelebek gibi kanat çırparak konar gözlerimin içine&#8230;
seni tanıdığından beri
bir adım ileri
gidemedi bu serseri
peki bu kimin eseri?
sözlerin bana bu kadar dokunuşu beyaz şaraptan mı yoksa kızın kutusundan kırkbinyetele çıkmasından mı bilemiyorum. bildiğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>hep aynı şarkı sözleri tekrar ediyor kafamın içinden. ah &#8220;yalnızlık senfonisi&#8221;. ne de dokunur bana. her dinleyişimde sevgilimin &#8220;sana romantik şarkı yazdım&#8221; deyişi beyaz bir kelebek gibi kanat çırparak konar gözlerimin içine&#8230;</p>
<p align="center"><em>seni tanıdığından beri<br />
bir adım ileri<br />
gidemedi bu serseri<br />
peki bu kimin eseri?</em></p>
<p align="left">sözlerin bana bu kadar dokunuşu beyaz şaraptan mı yoksa kızın kutusundan kırkbinyetele çıkmasından mı bilemiyorum. bildiğim tek şey, öğlenden beri boğazıma tek bir lokmanın girmemiş olduğu. açlık, yemeyi zevkli kılan en önemli şeylerden biri. tuz gibi, zencefil gibi. ancak, sevgili okuyucum, unutmamalısın ki açlığını bastırma adına beyfendiliğinden ödün vermemelisin. bırak, büyük balığı o alsın. sen elbette ekmekle o farkı kapatırsın.</p>
<p align="left">tabağıma tuzu, limonu, sirkesi tam olarak ayarlanmış yeşil salatadan biraz alıyorum. çatalı ağzıma götürürken nakarat tekrar çınlıyor kulaklarımda;</p>
<p align="center"><em>seni tanımasa idi<br />
gerçek aşkı bilir miydi<br />
bu romantik serseri</em></p>
<p align="left">şarap su gibi berrak, balık lokum gibi yumuşak. ekmek? en pahalısından. serde efendilik var, açlığa dur demeli. öte yandan kılçıkları çatalla ayırmak tam bir eziyet. bir an kendimi ambiyansın büyüsüne kaptırdığımı farkediyorum. ne de olsa her şeyimiz var: ben, sevgilim-aşçım-yaşarustam, çokgüzelbalık, şarap ve.. ehm. ekmek. &#8220;biraz daha ekmek ister misin?&#8221; diye soruyorum. başını sallıyor hafifçe. yanağını öpüyorum. &#8220;öpmelanyağlıdudaklarla&#8221; der gibi bakıyor. üzülüyorum. üzüldüğümü görünce usul usul söylüyor son dörtlüğü;</p>
<p align="center"><em>seni tanıdığından beri<br />
bir kemik bir deri<br />
kaldı bu serseri<br />
peki bu kimin eseri?</em></p>
<p align="left">neşem yerine geliyor yine. &#8220;yanakları da ne güzelmiş&#8221; diyorum. üstüne alınıyor. ne bilsin çipuradan bahsettiğimi. sol elimle tuttuğum çatalıma sağ elimdeki bıçak yardımıyla biraz yeşillik alıyorum. uzatıyorum, mutlu mutlu yiyor. gözlerimiz karışıyor birbirine. şipşak çipuralar yenmiş, çok güzel doyulmuş, nakarat ise her zamanki gibi dudaklarımızda;</p>
<p align="center"><em>seni tanımasa idi<br />
gerçek aşkı bilir miydi<br />
bu romantik serseri</em></p>
<p align="left">:*</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yemekblogu.com/2008/06/24/besbucuk-firinda-sipsak-cipura-yeme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>beş: fırında şipşak çipura</title>
		<link>http://www.yemekblogu.com/2008/06/24/bes-firinda-sipsak-cipura/</link>
		<comments>http://www.yemekblogu.com/2008/06/24/bes-firinda-sipsak-cipura/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 21:00:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>silgi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[hepsi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yemekblogu.com/2008/06/24/bes-firinda-sipsak-cipura/</guid>
		<description><![CDATA[
Malzemeler: 

2 çipura
Zeytinyağı
Tuz, karabiber
Beyaz şarap

Hazırlanışı:
Önce güneşin yakıcılığının azaldığı akşam saatlerinin gelmesini bekliyoruz. Atv haber başlarken evden çıkıp yürüye yürüye Bostancı&#8217;ya geliyoruz. Para çekmemiz gerektiği için bankamatik arıyoruz, bulamıyoruz, annikusu arayıp yerini soruyoruz. Parayı çektikten sonra, dünyanın en güzel meyveli dondurmalarını yapan Yaşar Usta&#8217;dan (bir karıncayı bile incitmemiş olan) bir top kavunlu, bir top şeftalili ve bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="420" src="http://www.yemekblogu.com/wp-content/uploads/2008/06/baliik.jpg" alt="baliik.jpg" height="260" /></p>
<p>Malzemeler: </p>
<ul>
<li>2 çipura</li>
<li>Zeytinyağı</li>
<li>Tuz, karabiber</li>
<li>Beyaz şarap</li>
</ul>
<p>Hazırlanışı:</p>
<p>Önce güneşin yakıcılığının azaldığı akşam saatlerinin gelmesini bekliyoruz. Atv haber başlarken evden çıkıp yürüye yürüye Bostancı&#8217;ya geliyoruz. Para çekmemiz gerektiği için bankamatik arıyoruz, bulamıyoruz, annikusu arayıp yerini soruyoruz. Parayı çektikten sonra, dünyanın en güzel meyveli dondurmalarını yapan Yaşar Usta&#8217;dan (bir karıncayı bile incitmemiş olan) bir top kavunlu, bir top şeftalili ve bir top sadeli olmak üzere iki adet külahta dondurma kapıyoruz. Yaşar Usta&#8217;ya elimizle ileri geri sallanan tuzluk hareketi yapıp, &#8220;Eline sağlık usta, valla süper olmuş&#8221; diyoruz, seviniyor. Sonra dümdüz aşağı iniyoruz. Neredeyiz? Bostancı sahili. Akşamın körü olduğu için balıkçılarda balık kalmamış tabii. Kalan üç beş balığa da biz yüz vermiyoruz ve &#8220;Neyse canım eve gider makarna yaparız&#8221; diye düşünüyoruz. O esnada başka bir balıkçıya rastlıyoruz. Çipura mı levrek mi diye düşünüp çipurada karar kılıyoruz. Biraz ilerideki manavdan da yeşillikleri ve limonları kapıyoruz, tamaam. Eve gelince hiç dinlenmeden bir çay bardağına azıcık beyaz şarap, azıcık zeytinyağı, azıcık tuz ve azıcık karabiber koyuyoruz. Balıklarımızı arkalı önlü olarak bu sosa bulayıp yaklaşık bir saat bekletiyoruz. Yeşillikleri de önce bol suyla yıkayıp, sonra elma sirkeli suda bekletiyoruz ki kumu böceği dibe çöksün. O arada salona gidip bir kaç el kağıt atıp sevgilimizin dolarlarına konabiliriz.</p>
<p>Fırını 180 derecede ısıtıyoruz, balıkları koyuyoruz, on dakika sonra diğer taraflarını çeviriyoruz, bi&#8217; on dakika daha pişiriyoruz ve balıklarımız hazır. Bu arada sofrayı da hazırladık. Gecenin köründe akşam yemeğimizi yiyip, yediden sonra bir şey yememe kuralının suyunu çıkarıyoruz ve kendimizi &#8220;Yok yok nasılsa hafif bir yemek oldu&#8221; diye kandırıyoruz. Afiyedossuuun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yemekblogu.com/2008/06/24/bes-firinda-sipsak-cipura/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>dört: starbucks cookie&#8217;si haltetmiş kurabiyesi</title>
		<link>http://www.yemekblogu.com/2008/06/15/dort-starbucks-cookiesi-haltetmis-kurabiyesi/</link>
		<comments>http://www.yemekblogu.com/2008/06/15/dort-starbucks-cookiesi-haltetmis-kurabiyesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2008 19:44:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>silgi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[hepsi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yemekblogu.com/2008/06/15/dort-starbucks-cookiesi-haltetmis-kurabiyesi/</guid>
		<description><![CDATA[ 
Malzemeler:
(15 tane filan çıkıyor)

2 yumurta
Yarım su bardağşeker
Bir su bardağ un (Bunu eleyin de koyun ha.)
Yarım su bardağndan iki parmak az sıvıyağ
Nutella
Ceviz

Hazırlamaca:
Mor kabınıza unu elediniz, eleği yıkadınız. Üstüne çatçat iki yumurta kırıldı, sıvıyağ lank diye döküldü. Çoggüzel. Şekeri de hiç yavaş yavaş falan değil, böyle gayet bardağı ters çevirmek suretiyle eklediniz. Ne kaldı, nutella. Onu sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yemekblogu.com/wp-content/uploads/2008/06/seysiz_kuki.jpg" title="şeysiz kuki."><img border="0" width="420" src="http://www.yemekblogu.com/wp-content/uploads/2008/06/seysiz_kuki.jpg" alt="şeysiz kuki." height="260" style="width: 420px; height: 260px" title="şeysiz kuki" /></a> </p>
<p>Malzemeler:<br />
(15 tane filan çıkıyor)</p>
<ul>
<li>2 yumurta</li>
<li>Yarım su bardağşeker</li>
<li>Bir su bardağ un (Bunu eleyin de koyun ha.)</li>
<li>Yarım su bardağndan iki parmak az sıvıyağ</li>
<li>Nutella</li>
<li>Ceviz</li>
</ul>
<p>Hazırlamaca:</p>
<p>Mor kabınıza unu elediniz, eleği yıkadınız. Üstüne çatçat iki yumurta kırıldı, sıvıyağ lank diye döküldü. Çoggüzel. Şekeri de hiç yavaş yavaş falan değil, böyle gayet bardağı ters çevirmek suretiyle eklediniz. Ne kaldı, nutella. Onu sonra koyacağız. Aldınız elinize çiçekli çatalınızı, karış karış karıştırdınız. Hiç topak topak olmadı, hiç zorlamadı, iki dakika bile sürmedi hazırlanması. &#8220;Oeh bu ne kolay tarifmiş böyle&#8221; dediniz içinizden. Nutelladan dolu dolu bir tatlı kaşığı eklediniz. Biliyorum gözünüze az gözüküyor şu an karışım, ama sakın malzemeleri iki katına falan çıkarmayın. Büyük fırın tepsisine yağlı kağıdı serdiniz. O arada sevgiliniz nutella kaşığını kemirmeye başladığı için sizi duymadı tabii, olsun, bir kaşık karışım alıp döküverin tepsiye. Dökün dökün korkmayın. Eveet, döktünüz ne oldu? Yayıldı di mi. Ben de o kadar yayılmaz sanıyordum ama oldu işte. Üzülmeyin. Biraz uzağa bir kaşık daha dökün. Böyle böyle hepsini bitirin işte. Dur dur, unuttum üüfff. Nutellalı karışım vardı ya, onun yarısını kullanın birer kaşık dökerek. Kalanı için bir tane cevizi minik minik kesin. Dövmeyin, yağı çıkar. Beyaz kesme tahtasının üstüne koyup, taktaktak yapın bıçakla. Bak mis gibi oldu. Artık mor kaptaki şeyle karıştırmışsınızdır onu herhalde, aferim. Tekrar dökün tepsiye birer kaşık. Hah. On beş tane falan oldu di mi tepside, bak ben yazdım tepeye zaten onu. Fırını kaç dereceye ayarlamıştık bu arada, dur sorayım. 180 derece imiş. Evet fırını önceden ısıttınız 180 derecede. Şimdi içine tepsiyi yerleştirdiniz. Kafanızı sokmayın suratınız yanar. Salona gidin bi sigara için, sonra yorulduğunuz için sevgilinizi mutfağa gönderin beş dakika sonra çıkarsın kukilerinizi. Sıcak sıcak iki tane götürün. Çok yemeyin mideniz bozulur. Hadi afiyet olsun. Öptüm canıms.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yemekblogu.com/2008/06/15/dort-starbucks-cookiesi-haltetmis-kurabiyesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>üç: simitli kahvaltı</title>
		<link>http://www.yemekblogu.com/2008/06/15/uc-simitli-kahvalti/</link>
		<comments>http://www.yemekblogu.com/2008/06/15/uc-simitli-kahvalti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2008 18:38:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>iyacp</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[hepsi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yemekblogu.com/2008/06/15/uc-simitli-kahvalti/</guid>
		<description><![CDATA[yalan yok bizde. size tarif vereceğiz dediysek vereceğiz.
şimdi hanım yemek tarifi yazacak da bi tane, ondan önce ben karalayayım dedim biriki satır. kendisi içeride yemek yapıyor, ben de oturmuş son model renkli&#8230;
evet, ani bir baskın yaptı. tatlı sözlerlen gözlerini boyayıp geri yolladım mutfağa. durun size güzel bir simitli kahvaltı tarifi vereyim. önce malzemelerimiz:

aç sevgili 
3 simit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yalan yok bizde. size tarif vereceğiz dediysek vereceğiz.</p>
<p>şimdi hanım yemek tarifi yazacak da bi tane, ondan önce ben karalayayım dedim biriki satır. kendisi içeride yemek yapıyor, ben de oturmuş son model renkli&#8230;</p>
<p>evet, ani bir baskın yaptı. tatlı sözlerlen gözlerini boyayıp geri yolladım mutfağa. durun size güzel bir simitli kahvaltı tarifi vereyim. önce malzemelerimiz:</p>
<ul>
<li>aç sevgili </li>
<li>3 simit (tatlı simitse 2 tane)</li>
<li>3 adet la vache qui rit marka peynir</li>
<li>bir domates</li>
<li>bir salatalık (murat ya da badem)</li>
<li>iki bardak çay</li>
<li>bir nektarin (tek a ile)</li>
<li>tuz, karabiber</li>
<li>bir kaç yirmibeş kuruş</li>
<li>son model renkli televizyon, kumandası ve kablolutv</li>
<li>iki tane pencere</li>
<li>bir tişört bir pantolon</li>
</ul>
<p>malzeme listemiz uzun görünse de gözünüz korkmasın. hepsini sadece yirmidakkada topladım. tabii ki aç sevgili dışında. kendisini kandırmam net sekiz yıl aldı. aç olduğu bir zamanı bulmam ise ondan da uzun sürdü. sevgilimdir diye söylemiyorum çok süper bir insandır. asla acıkmaz. bugün de benim hatrım için acıktı zaten. neyse. lafı uzatmanın anlamı yok. öncelikle yapmanız gereken sabah kendisini öperek uyandırmak. başta mıhmıhmıhmıh deyip tekme atmaya çalışsa da sonradan o da seviyor. hanım kızımızı uyandırdıktan sonra hemmen üstünüze tişörtü altına da pantolonu çekip çıkıyorsunuz. tabii ki yanınıza bir kaç yirmibeş kuruşu da alın. sonra dünyanın en süper ikinci sokağında bir aşağı bir yukarı bakın. sonra aşağı tarafı seçip yürüyün yürüyün yürüyün. durun. yok yok börek olmaz. yürüyün yürüyün yürüyün. sola dönün. lan neden simitçi yok diye söylenin. yürüyün yürüyün yürüyün. hisar halıya söylenin. yürüyün yürüyün yürüyün.  hala simitçi yok. umutsuzluğa düşün. yürüyün yürüyün yürüyün.</p>
<p>canım benim. haşlanmış pattes getirdi. ne süper bir sevgili değil mi allah aşkına? ay vallahi yerim ben bunu. durun bi öpüp geleyim &#8212; öptügüme pişman etti. neymiş böyle sessiz sessiz gidip korkutmuşmuşum. bırak allasen. öpmem arkadaş. ne yani. bak kızdım. yemek çok güzel görünüyordu hayatım. ellerine sağlık. tamam tamam devam ediyorum.</p>
<p>yürüdük. yürüdük. yine geldi. yuh derim. tatlı sözler işe yaramıyor. pattes verirsem belki gider. hiç de hayır demez. bitirdi resmen pattesi. adi. hayır bitireceksen hiç getirmeseydin. allahtan çok seviyorum. yoksa çok kızardım. evet, yürüdük. bulduk mu simitçiyi? yok canım. ama iş bankası var. para mı çeksek? çekelim be. iyi olur. ne de olsa yarın yeni işe başlayacağım, taksiye falan binmek gerek. yetmişüçmilyordolar olan toplam paramdan bir miktar alalım. sonra burdasimitçifalanyoklan deyip hop geri. yürüyün yürüyün yürüyün. hisar halıyı görünce söylenin. yürüyün yürüyün yürüyün. durun. börek olur mu ki? iyice bir düşünün. sonra olmaz deyip yürüyün yürüyün yürüyün. terziciyi, ayakkabıcıyı, sucuyu, kuaförcüyü, mopaşı geçin. hah tamam. orda bi pastane var ya, oraya girin. ordan üç adet simit alın. bir kaç yetmişbeş kuruşu verin karşılığında sonra hop hop hop eve gidin. yukarı çıktığınızda sevgiliniz nerdesin be diye karşılayacaktır sizi. üstlik benimki kadar süperse - ki sanmıyorum - domatesi salatalığı nektarini güzel güzel dilimleyip tabağa koymuştur, üstlerine ne az ne de çok tuzkarabiber eklemiş, çayları getirmiştir. bir de masayı süper bir şekilde hazırlamıştır. bir de peynirleri de ambalajlarından çıkarmıştır. bir de çok süperdir benim sevgilim ya. valla bak. işte sonra siz de hayatım sana simit aldım diyerek bu rezilliğinizi kapatmaya çalışın. tabii ki olmayacaktır. onun için bi altı defa öpün, sonra camları açın biraz essin. güzel güzel yiyin. afiyet olsun. hadi ben gidiyorum. fırında beşamel soslu tavuk bi de pilav yiyeceğim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yemekblogu.com/2008/06/15/uc-simitli-kahvalti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>iki</title>
		<link>http://www.yemekblogu.com/2007/11/03/iki/</link>
		<comments>http://www.yemekblogu.com/2007/11/03/iki/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2007 13:25:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>iyacp</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[hepsi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yemekblogu.com/2007/11/03/iki/</guid>
		<description><![CDATA[merhaba,
bu çok güzel bir blog olacak yeminle. sadece biraz tembeliz, o kadar.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba,</p>
<p>bu çok güzel bir blog olacak yeminle. sadece biraz tembeliz, o kadar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yemekblogu.com/2007/11/03/iki/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>bir</title>
		<link>http://www.yemekblogu.com/2007/10/15/bir/</link>
		<comments>http://www.yemekblogu.com/2007/10/15/bir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Oct 2007 20:11:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>silgi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[hepsi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yemekblogu.com/2007/10/15/bir/</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba bu bizim yemek blogumuzun ilk yazısı. Amacımız, varolan bütün yemek bloglarından daha çılgın yemek tarifleri vermek, daha şahane fotoğraflar koymak, daha püf noktalara dokunmak değil; keza bunları yapabilmemiz de pek olası değil. Iyacp&#8217;la ne yazacağımızı konuşurken, &#8220;İçinde yemek geçen her şeyi yazalım&#8221; dedik, öyle de bir şeyler yapacağız. Ben yemek tariflerinden ziyade yaptığım yemek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba bu bizim yemek blogumuzun ilk yazısı. Amacımız, varolan bütün yemek bloglarından daha çılgın yemek tarifleri vermek, daha şahane fotoğraflar koymak, daha püf noktalara dokunmak değil; keza bunları yapabilmemiz de pek olası değil. Iyacp&#8217;la ne yazacağımızı konuşurken, &#8220;İçinde yemek geçen her şeyi yazalım&#8221; dedik, öyle de bir şeyler yapacağız. Ben yemek tariflerinden ziyade yaptığım yemek kazalarını ve asla bir araya gelmeyecek tatlardan meydana gelmiş tuhaf yemekleri yazmayı düşünüyorum. İsterseniz hemen böyle bir örnekle başlayalım.</p>
<p>FASULYELİ YUMURTA</p>
<p>Malzemeler:<br />
(2 kişilik)</p>
<p>1 su bardağı haşlanmış kuru fasulye<br />
1 orta boy soğan<br />
1 domates<br />
1 biber<br />
2 yumurta<br />
1 yemek kaşığı zeytinyağı<br />
Çeşitli baharatlar<br />
Hazırlanışı:</p>
<p>Soğanı jülyen kes. At yağa çevir bir iki kere. O arada hemen biberleri doğra minik minik, at onları da soğanların yan. Ay klavym bozk yazmaıyoru. by.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yemekblogu.com/2007/10/15/bir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
