dört: starbucks cookie’si haltetmiş kurabiyesi
Malzemeler:
(15 tane filan çıkıyor)
- 2 yumurta
- Yarım su bardağşeker
- Bir su bardağ un (Bunu eleyin de koyun ha.)
- Yarım su bardağndan iki parmak az sıvıyağ
- Nutella
- Ceviz
Hazırlamaca:
Mor kabınıza unu elediniz, eleği yıkadınız. Üstüne çatçat iki yumurta kırıldı, sıvıyağ lank diye döküldü. Çoggüzel. Şekeri de hiç yavaş yavaş falan değil, böyle gayet bardağı ters çevirmek suretiyle eklediniz. Ne kaldı, nutella. Onu sonra koyacağız. Aldınız elinize çiçekli çatalınızı, karış karış karıştırdınız. Hiç topak topak olmadı, hiç zorlamadı, iki dakika bile sürmedi hazırlanması. “Oeh bu ne kolay tarifmiş böyle” dediniz içinizden. Nutelladan dolu dolu bir tatlı kaşığı eklediniz. Biliyorum gözünüze az gözüküyor şu an karışım, ama sakın malzemeleri iki katına falan çıkarmayın. Büyük fırın tepsisine yağlı kağıdı serdiniz. O arada sevgiliniz nutella kaşığını kemirmeye başladığı için sizi duymadı tabii, olsun, bir kaşık karışım alıp döküverin tepsiye. Dökün dökün korkmayın. Eveet, döktünüz ne oldu? Yayıldı di mi. Ben de o kadar yayılmaz sanıyordum ama oldu işte. Üzülmeyin. Biraz uzağa bir kaşık daha dökün. Böyle böyle hepsini bitirin işte. Dur dur, unuttum üüfff. Nutellalı karışım vardı ya, onun yarısını kullanın birer kaşık dökerek. Kalanı için bir tane cevizi minik minik kesin. Dövmeyin, yağı çıkar. Beyaz kesme tahtasının üstüne koyup, taktaktak yapın bıçakla. Bak mis gibi oldu. Artık mor kaptaki şeyle karıştırmışsınızdır onu herhalde, aferim. Tekrar dökün tepsiye birer kaşık. Hah. On beş tane falan oldu di mi tepside, bak ben yazdım tepeye zaten onu. Fırını kaç dereceye ayarlamıştık bu arada, dur sorayım. 180 derece imiş. Evet fırını önceden ısıttınız 180 derecede. Şimdi içine tepsiyi yerleştirdiniz. Kafanızı sokmayın suratınız yanar. Salona gidin bi sigara için, sonra yorulduğunuz için sevgilinizi mutfağa gönderin beş dakika sonra çıkarsın kukilerinizi. Sıcak sıcak iki tane götürün. Çok yemeyin mideniz bozulur. Hadi afiyet olsun. Öptüm canıms.

bir kurabiye tarifi okudum, kafam oldu bi milyon, bir şey anlamadım, yapın yiyelim valla. öperim
Comment by elenchus — June 16, 2008 @ 12:17 am
yaptik herhalde. yarın gel de yiyelim.
Comment by silgi — June 16, 2008 @ 12:33 am
mor kap kesin ihtiyaç mı? bana da yapsana o zaman, zaman zaman.
Comment by erdemo — June 16, 2008 @ 1:39 pm
kap fuşya da olabilir, mor diye şartlanmayın.
Comment by silgi — June 17, 2008 @ 4:25 pm
mor kap sorununu çözdük de, çiçekli çatal olayını napcaz? Benimkiler isveç çeliğinden, keskin mi karıştırır? Bi de midi fırın, battal boy fırın olayı var, yani tepsi boyutu. Şimdi; tepsi küçük olursa 15 tane dişkıran kurabiye hamuru nereye konacak, kalanı teflon tencerede pişer mi?
Comment by annikus — June 17, 2008 @ 5:12 pm
sevgili anneciğim,
görgüsüz müsün sen, doğru söyle. isveç çeliğiymiş. olmaz isveç çeliği falan, bozuyor o yemeği, aa.
fırın büyük olacak. bizimki son model, a sınıfı, çok para verdik inanmazsın.
Comment by silgi — June 18, 2008 @ 2:37 pm
annikus silgi’nin son yazdığından sonra asıl görgüsüzü gördük zanlımca.
edepsiz senin bu kızın
operim annikusu
Comment by erdemo — June 18, 2008 @ 5:45 pm
Yemin ederim Aydin Dogan gibisiniz be! Tum blog alemini kapladiniz anasini satim, bi kereviz, simdi yemek blogu. Siz yakinda catir catir parayi bastirir bizim bloglari da alir kotu emelleriniz icin kullanirsiniz.
Comment by esterhazy — June 21, 2008 @ 4:19 pm
erdem seni gözüm görmesin.
ozcum sırada bloggerların kirli çamaşırlarını ortaya döktüğümüz bir blog var. bizi bekleyin.
Comment by silgi — June 21, 2008 @ 5:17 pm
resimde kurabiyelerin ortasında şey gibi duran şey ne? bi de kuru olur bu üzüm müzüm koysaydınız
Comment by herbert — June 23, 2008 @ 2:01 pm
kendisi bir cevizdir. ceviz cilde parlaklık verir, dişleri parlatır.
Comment by iyacp — June 23, 2008 @ 2:03 pm
ney gibi duruyor, terbiyesiz.
Comment by silgi — June 23, 2008 @ 2:05 pm
a ben o cevizi hic gormemisim bak, simdi okuyunca bi’daha-bakip gordum. bu arada o koselerdeki falan siyahliklar yanik degil di mi, hani a sinifi firin yakmaz icabinda; e nutella herhal onlar.
Comment by gamze — June 23, 2008 @ 8:25 pm
cevize benzetmiştim ben de zaten. cilde iyi tamam da bu kadar doğalına gerek yok, bi takım kırma işlemlerine soksaydınız halbuse
Comment by herbert — June 23, 2008 @ 10:26 pm
Ben tam o ceviz sey gibi durmus diycektim. kelebek.
Comment by morko — June 23, 2008 @ 10:31 pm
ehah, resim degismis. ceviz yok-olmus.
Comment by gamze — June 25, 2008 @ 12:18 am